Merhaba...

İnsan bazı şeylere o kadar uzun bir ara verdiğinde nereden başlayacağını bilemiyor. Dün akşam bir sohbet esnasında 'how i stuck at home' adlı bir blog açmanın yarı gerçek önerisi oluştuğunda yazacağım cümleler kelime kelime aklımda belirmeye başlamıştı bile. Çok garip, şu an ne yazacağını bilemez haldeyim. İşe Google'dan 'nasıl blog açılır' konulu bir araştırma yaparak başladım. Neyse ki aklıma ismini bile hatırlamadığım ama var olduğunu bildiğim bu blog geldi ve 'nhnsmsk' kendimi bildim bileli (blurk'tan sonra) kullandığım sosyal kimliğim olduğundan bulmam uzun sürmedi. Gecenin bu saatinde yaptığım bu ufak buluş beni bir zaman yolculuğuna çıkardı. 2007'de bu bloğu açarken oluşturduğum sayfa düzeni, seçtiğim font ve diğer her detayı aniden hatırladım. Kapak sayfasındaki görseli Google'dan 'butterfly' diye arattığımda bulduğumu da... Blokaj ismini ne çok sevdiğimi de... (O zamanlar reklam yazarı olmak isteyen bir kızdım.) Şu an 'account person' dediğimiz müşteri temsilciliği işindeyim. O zaman Myspace'den yeni müzikler bulur, sabaha kadar ev arkadaşımın bilgisayar ekranında kilitli kalırdım. Şimdi Grooveshark'a bir isim yazmak için 15 dakika düşünüyorum. O zaman Gogol Bordello severdim. Şimdi, Lana Del Rey. Uzun lafın kısası, hayallerim gerçekleşmedi ama gerçekleşenler üstünden yeni hayaller inşa etmeyi başardım. Değişen çok şey oldu (4 kelime ile ifade bulan bir roman aslında) ama içimde kendimi yaşatmaya çabaladım. Bu nedenle herkesin içinde bir başka kendisi olduğuna inanırım. İnsanlara da bunu görebilme heyecanı ile bakabilmeye çalışıyorum. Beklentiyi artırmak istemem ama sonunda çevremdekilerin 'sen bir blog açmalısın' tavsiyeleri hayat buldu. Bu da başlangıç için ufak bir merhaba yazısı olsun. Kendini özleyen, değişimin istila ettiği tüm bedenlere (Hayır, Kaybedenler Kulübü'nü yeniden yazmayacağız. Biz değişimi anlatacağız. En güzel şekilde. -mütevazi de olmayacağız- eskiden olduğu gibi.)...

Yorumlar

Popüler Yayınlar