Pieta (Kim Ki Duk)

Diyetisyenle randevuma 2 gün kala 12 çikolata kaplı lokumla intikam oyunumun son perdesini afiyetinize sunuyorum. Bu oyun, kaçanla kovalayanın aynı kişi olduğu, dolayısıyla ne tam anlamıyla bir yakalamanın ne de kurtulmanın bahşedildiği bir hikayeden ibaret. Bilinen paradoksların portakala benzediği, portakalın ise ayak ucumda durduğu bir gerçeklik hikayesi. Aklımdaki o güçlü kurguya rağmen kendisini yazan bir hikaye. Hikayeyi bir kenara bırakırsak, 'acı'nın ta kendisi. Geçenlerde seslendirme veya altyazı seçeneklerini bulamadığım için Korece izlemek zorunda kaldığım ama bu şekilde de büyük keyif aldığım bir filmde, acının birey üzerinde nasıl hem etken hem edilgen bir güç olabileceğini gördüm. Acı içinde bir annenin cesaretinin ne dozda artığını, nasıl güdümlü bir füzeye dönüştüğünü, acıması olmayan birininse aidiyet simülasyonu içinde acı eşiğinin birden nasıl da düştüğünü gördüm. Acı, birini güçlendirirken, diğerini nasıl acizleştirebiliyor. Benimkisi ise şişmanlatan türdendi. Acı kapıyı çaldığında intikam yola çıkmış demektir. İntikamın en iyi soğuk yenen bir yemek olduğu söylenir. Oysa yiyerek intikam alındığı hiç görülmemiştir. Diyetisyenle randevuma 2 gün kala 12 çikolata kaplı lokumla intikam oyunumun son perdesini afiyetinize sunuyorum. Aç değilim ama acım taze. Bu yüzden bazen doysam da hatta hiç acıkmamış olduğumu da farketsem plana ihanet etmeden bir sonraki lokmayı ağzıma götürürüm. Ancak bu şekilde birinin canını acıttığıma inanırım. Dedim ya bu öyle bir hikaye ki kaçan kovalayanla aynı kişi. Dolayısıyla ne doyan var ne de acıkan.

Yorumlar

Popüler Yayınlar