İnsan ne ile yaşar? / bölüm: 5
Sayfa: 49 / ...ne kadar toprak... bölüm II
Sınıfın tavıra etkisi, ilk paragraftaki basit kurguda kısa cümlelerle harikulade net ifade bulmuş gibi be
Aristokrat veya alt sınıftan bulunduğu konuma bir şekilde terfi etmiş olabilecek (bilinmiyor) kişi, nazik ve anlayışlıdır. Üst sınıf zulmetmez.
Öte yandan, bürokrat ''kraldan çok kralcı''dır. Zulmeder.
Ezilen alt sınıf, kendi gücü yetene zulmeder. Bu denklemdeki en zalim kişi odur.
Tam zalimlikle sınıf arasında ters ilişki olabilir mi diyecekken, esasen şefkatlinin de zalimin de bir şekilde orta sınıf kökenli olabileceği aklıma gelir. Tepkisellik orta sınıfa ait bir örüntü olabilir mi? Ya da bundan keyif alan, bitmesini ummayan orta sınıf diyebilir miyiz? Keza ezilen alt sınıf ezilmekten mutsuzdur. Ve kimseyi ezmek gibi bir ajandası da yoktur. Lüzum görmedikçe.
Öte yandan üst sınıf hiç de masum değildir. Tavrı, tarzı tek bir değişken gözetir. Daha çok ödeyene satmak. Ticari düşünür. Faydacıdır. Duygusal bir motivasyonu olmadığı için tepkisel de olamaz.
--
Devamında zulme son vermek için birleşmeye karar veren alt sınıfın tarihsel beceriksizliği...
--
Hanım: Devletin eli.
Kahya: Siyaset, Faşizm
Halk: Mülk sahibi.
---Liberalizm---
İnsan: Arsız.
--
Okurken tavrını hiç tanımadığım Aziz Nesin'e benzettim. Ferhan Şensoy'dan daha ciddiyetli. Kemal Sunal benzetmesi de eşimden geldi. Hak verdim. Tolstoy, küçük öyküleriyle, basit bir hikaye ve anlatımla, kutsal kitap değişmezliğinde durumlar tespit etmiş.
--
İnsanın kötücül, yetinmesiz, rahat batan doğasını Trier gibi çıplak değil, insanca, yargısızca ortaya dökmüş. Öyle ki en sonunda kendi gölgesine savaş açan insan olsa, onu da şefkatli bir taraftan anlayabilecek gibi yakın hissettirmiş. Savaştığı kötülüğe dönüşmeden bunca kötülüğü nasıl resmetmiş? Bir zanaatla bekleyerek ve sabırla karşılaşmış.

Yorumlar